IGM Interview // IGM Röportaj

01/09/2016

IGM Interview // IGM Röportaj

IGM Interview

1) What kind of events/happenings affect your productivity and your projects? On the contrary, what does limit your creative geniuses?

When I produce my works ‘the desire and lust for discovery’ could happen from a historical figure, from a situation or simply from an image and usually these inspirations happens naturally on its own. Staying away from research, from my studio or from the library can affect but will not stop my production process. I think excitement is a person’s inner state therefore things that happens outside will not limit this process.

2) What is the situation of your latest period of works? How would you summarize the process until now?

My latest period of works are more refined and plain. Before, when I was young, I tried to express a lot of things all together at once. I had more rules. I feel more free right now and can express my ideas in a much more refined and direct way. I had this mission before to tell something to the world and change things, perhaps was searching for a final sentence.. At the moment, I reconciled to the idea that this is a journey and I figured the aesthetics of being incomplete. I am doing what I enjoy now and works on the things that I enjoy.

3) If you weren’t practicing in your field, which artist would you like to be and more specifically what type of works would you like to produce? Following on, how would you evaluate today’s contemporary art and contemporary art in Turkey?

I would like to be Yuksel Arslan. I would like to be the one who produced the ‘Kapital’ series. As a matter of fact, I still believe I can do it. Especially now, when we are in a period where capitalism reached to a place where I am searching Marx much more. I think the worldwide problem in contemporary art is the class struggles rather than identity. I am seeing that we are all suppressed.

4) What kind of manifesto can summarize the ideas and formal structure behind your outlook on life and your productions?

I don’t believe much in manifesto’s. The base of my ideas stand on socialism; however, as an artist I know that I have my own discrepancies and this search also form the basis of my artworks.

5) How is your feedback from your viewers until now? Is there any particular comment/critism or thought you received that you like to share with us?

I don’t really follow the feedback from the viewers. I cared about these feedbacks a lot during my first few years but realized that it can lead an artist to popularism. Thus, I believe everyone has their own feedback.

6) You participate actively in the international projects. If you were to compare international and local art and exhibitions, what can you denote? Is there any analogies or oppositions you can make?

I don’t think I have enough experience internationally to answer this question. I also have a very subjective view and my own arguments about this topic, therefore it will not be an accurate answer.

 

IGM Röportaj

1) Çalışmalarınız ve projeleriniz/deneyimleriniz öncesinde ve esnasında ne tür olgular/olaylar üretme arzunuzu arttırır ve diri tutar? Bununla birlikte ne tür olaylar heyecanınızı engeller ve bir süre sizi alıkoyabilir?

Eserlerimi üretirken “bir şeyler keşfetmek isteği ve arzusu” ki bu bazen tarihten bir kişi üzerinden bazen bir olay örgüsü, ya da bir durum ve hatta bazen sadece bir görsel üzerinden gerçekleşirken ben de daha da üretme arzusu kendiliğinden oluşur. Araştırmaktan alıkonulmak, atölyemden, kütüphanemden, kitaplarımdan uzak kalmak gibi sebepler heyecanımı engellemez ama beni alıkoyabilir. Heyecan çok içsel bir durum olduğu için benden bir başkasının ya da benim dışımda gelişen bir olayın bunu engelleyeceğini düşünmüyorum.

2) Son dönem çalışmalarınız nasıl bir noktaya evrildi? Şu ana kadar gelen süreci bize kısaca nasıl özetleyebilirsiniz?

Son dönemde işlerim sadeleşti, ayrıştı, rafineleşti. Eskiden gençliğin de etkisiyle pek çok şeyi aynı anda aynı yerde ifade etmeye çalışıyordum. Kendime daha çok kurallar koyardım. Şu an daha özgürleştim ve ifade etmek istediğim şeyleri daha yalın ve daha rafine ve daha samimi bir şekilde ifade edebildiğimi düşünüyorum. Eskiden daha çok dünyaya bir şeyler söylemek, bir şeyleri değiştirmek istiyordum; final cümlelerini arıyordum belki de. Şu an olayın bir süreç olmasıyla barıştım, yarım kalmışlığın estetiğini keşfettim diyebilirim. Artık keyif aldığım işleri yapıyor, zevk aldığım şeyleri olması gerektiği şekilde çalışıyorum.

3) Eğer çalıştığınız alanda siz varolmasaydınız; hangi sanatçı olmayı ve spesifik olarak hangi çalışmaları üretmeyi isterdiniz? Buradan hareketle bugün çağdaş sanat alanını ve günümüz Türkiye Çağdaş Sanatının bugünkü durumunu kısaca nasıl değerlendirebilirsiniz?

Yüksel Arslan. Yüksel Arslan olmak isterdim. Kendisinin Kapital serisini üreten olmak isterdim. Aslına bakarsan hala da yapabilirim diye düşünüyorum. Özellikle kapitalizmin bu kadar acımasızlaştığı bir dönemde ben de herkes kadar çok Marx’ı anıyorum. Dünya çağdaş sanatında ve Türkiye Çağdaş Sanatı’nda da sorunun kimlik değil sınıf problemi olduğunu düşünüyorum. Hepimizin ezildiğini görüyorum.

4) Hayata bakışınızı ve üretimlerinizin düşünsel ve biçimsel altyapısını nasıl bir manifesto özetleyebilir?

Manifestolara pek inanmıyorum. Düşünsel altyapı olarak sosyalistim fakat bir sanatçı olarak kendime ait tutarsızlıklarımın olduğunun da farkındayım ve bu tutarsızlıklar ve arayışlar işlerimin de altyapısını oluşturmakta.

5) Yıllar içerisinde izleyicilerinizden aldığınız feedback’ler nasıl? Size ulaşan yorumlar, eleştiriler ve düşünceler ile ilgili bizimle paylaşabileceğiniz geri dönüşler arasında dikkat çekici olanlardan örnekler verebilir misiniz?

İzleyicilerden aldığım geri dönüşleri pek takip etmiyorum. Sanatsal üretimimin ilk yıllarında çok önemsiyordum bu geri dönüşleri ama bu açıdan bakmanın sanatçıyı popülerizme düşürebileceğini de düşünüyorum. Yani kısaca herkesin feedback’i kendine ;))

6) Sergi ve sanat aktivitelerini karşılaştırsak, ulusal ve uluslar arası etkinlikler için nasıl bulgularla karşılaşabiliriz? Ve yurtdışıyla ülkemiz arasındaki üretimi arasında nasıl analojiler ya da zıtlaşmalar bulunmaktadır?

Bu soruyu cevaplamaya kendimi çok yetkin görmüyorum zira gereken yurtdışı tecrübesine sahip değilim. Ayrıca konuya çok subjektif bir bakış açım ve kendime ait belirli çıkarımlarım var. Bu yaklaşım üzerinden bu soruya cevap vermeyi doğru bulmuyorum.

Comments (0) | Tags: , , , , , , | More: blog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir